0850 302 39 88  
SOSYAL MEDYA
ÇOCUK HAKLARI


POSTA KUTUSUNA GİRİŞ
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret205227
ANILARIMIZ
BİZDE VARIZ
İSTİHDAM REHBERİ
CANLI DESTEK
TEŞEKKÜR EDERİZ

Dabakhane Mah. Yeni Boztepe Cad. Öz Güven İş Hanı Kat:1 No:114
MALATYA
Tel     : 0422 3238273
GSM  : 05354139567


Eşref Bolukçu
esrefbolukcu@gmail.com
Karne Nasıl Okunmalı
18/01/2020

Milyonlarca öğrencimiz ara tatile girdi. Karneler alındı. Dolayısıyla, bir dönemlik notlar ile ilgili değerlendirmeler yapıldı ve yapılamaya devam etmektedir. Çocuk, bir değerlendirme ve sonuçla karşı karşıya olduğunun bilincindedir. Birçok çocuk, bunun gerginliğini ister istemez yaşamaktadır.

Okullardaki değerlendirmenin temel amacı, eğitim-öğretim uygulamaları yoluyla öğrenciye kazandırılan bilgi ve becerilerin düzeyini belirlemektir. Tüm öğretmenler, değerlendirmeyi objektif esaslara göre yapma gayreti içindedir. Bununla birlikte her ölçme değerlendirme sürecinde olduğu gibi öğrenciyi notla değerlendirmede de olayın bir sübjektif yönü olduğu unutulmamalıdır.

Bazı anne babaların, karnelere aşırı tepki ile yaklaştıklarını gözlemledim ve hepimiz gözlemliyoruz. Sanki notlar ilk kez karneye yazılmış ve daha önce sanki notlar saklanmış anne ve babalardan.

Aslında, karneye olumsuz tepki gösteren anne babalar, çocuklarıyla ilgilenmeyen anne babalardır. Neden mi? Çünkü, ilgili anne babalar zaten çocuklarının başarı durumunu, notlarını ve gelişimlerini bilirler; karne onlar için bir sürpriz olmaz.

Sakın, çocuğun “ne kadar başarı, o kadar sevgi” düşüncesine kapılacak tavır ve konuşmalara girmeyiniz…

Çocuğunuzun karnesine bakarken önce iyi notlar üzerinde durun ve memnuniyetinizi ifade edin, taktir edin sevginizi dile getirin. Daha sonra, varsa kırık notlarını ele alın. Kırık notları değerlendirirken sakın tehditkâr davranıp yüksek kaygıya sebep olmayın.

Karnesinde daha düşük notları olan öğrenci annesinin şu diyaloğuna bakalım:

“Madem zamanında ders çalışmadın, eve zayıfla geldin bu tatilde çok çalışacaksın, bir yere çıkmayacaksın…”

“Türkçe ve İngilizce derslerinde çok başarılısın. Matematiğin biraz düşük. Bunun için neler yapabiliriz biraz düşünelim. İkinci dönem biraz daha düzenli çalışman gerekecek…”

Şüphesiz ikinci konuşma daha yapıcıdır; öğrencide yüksek kaygıya sebep olmaz ve çocuğun kendisine olan güvenini yitirmesine sebep olmaz.

Karnedeki başarısızlık, kişiliğe yönelik suçlamalara ve sevgiyi notlara bağlamaya sebep olmasın. Bu suçlama ve sevgi değerlendirmesi, çocuğun geleceğe yönelik beklentilerinin düşük olmasına ve ders çalışmak istememesine sebep olabilir. Sonuçta çocuk” yüksek düzeyde başarısızlık kaygısı” içine girebilir. Ve asıl, başarısızlığın sebebi bu yüksek düzeyli başarısızlık korkusudur.

Karne nasıl olursa olsun, çocuğunuzu sevdiğinizi sözle ve beden dilinizle ifade edin. Çocuğunuza destek olun. Ona güven verin. Onun çalışma şevkini kırmayın. Düşük derslerin nasıl düzeltileceğini çocuğunuzla konuşarak bir sonuca varın.

Unutmayın, bazı öğrenciler bazı derleri tüm çabalara rağmen başarmayabilirler. Bu durum, çocuğun yeteneği ile ilgilidir.

Her çocuğun kendisine has olduğu farklı kişilik, zekâ ve gelişim özelliklerine sahip olduğu unutulmamalıdır. Birçok anne baba, çocukları birbiri ile kıyaslamakta ve bu kıyaslama sonucu çocukları olumsuz etkilemektedir.

Karne değerlendirmesi yaparken, anne baba olarak kendinizi de değerlendirin. Sizin bu karneye katkınızı ne?

Tavsiyelerime şu fıkra ile son vermek istiyorum.

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah Allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğlunun karnesini ister.

Babası karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm derslerin notları düşük.

"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, İngilizce kursu dedin İngilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen alıyoruz, yapıyoruz. Ne bu notların hali!"

"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, …”

Eşref Bolukçu

Eğitimci / Yazar 



167 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Arkadaş Değil Anne Baba Olun - 08/02/2020
“Ben çocuğumun en yakın arkadaşıyım… Çocuğum her şeyini bana anlatır… Biz onunla arkadaşız…” gibi söylemleri çok sık duyarız…
Çocuklarınızı Başkaları Dinlemeden Siz Dinleyin - 22/08/2019
Siz çocuklarınızı dinlemezseniz başkaları onları dinler. Eğer siz çocuklarınızı dinlemezseniz onları dinleyecek birileri onları bulur.
Rüyamdaki Baba(m) - 16/06/2019
Sana “rehber baba” olmalıymışım: Yol gösteren ve alternatifler sunan ancak, kararlarına saygı gösteren baba olmalıymışım.
Karnedeki Başarı Kimin - 12/06/2019
Karne, belirli bir eğitim-öğretim süreci sonunda öğrencinin çalışmalarını herkesin anlayabileceği şekilde belirleyen bir değerlendirmedir. Ölçme ve değerlendirme, eğitim öğretimin olmazsa olmaz şartlarından örülmektedir.
Somali'ye Soda Yardımı - 24/05/2019
Ne zaman soda görsem, hep aklıma Somali gelir. Ses çağrıştırması değil bu elbet. Somali’deki aç insanlar gelir aklıma. Bir yandan aç insanlar, diğer yandan midesini tıka basa doldurduğu için soda içenler…
Başarılı Anne-Baba Çocuk İlişkisi Nasıl Olmalı? - 18/05/2019
Anne babaların ilk ve en temel görevi çocuklarının için-de bulundukları gelişim dönemini iyi bilmeleridir. Yani çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır.
Önce Çocuğunuzu Tanıyın - 17/04/2019
Anne babaların ilk görevlerinden biri de çocuğunu tanımaktır. Bu görev, beslenme ve sevgi görevleri gibi zorunlu bir görevdir. Onu tanımıyorsanız onu eğitme, ona öğretmen ve ona yardım etme gibi çabalarınız çok da başarılı olmayacaktır.
HESAP NUMARAMIZ
ÜYE OLUN
BAĞIŞÇI HAKLARI KORUMA PLATFORMU ÜYESİDİR
RESİM DÜZENLE
DABAF KURUCU DERNEKLER
KORUYUCU AİLE OL