• https://www.facebook.com/yader44/
  • https://twitter.com/malatyayader
MALATYA YADER
türkbayrağı
SİTEMİZE ÜYE OLUN
Fikirlerini Paylaş, Sen de Kazanmaya Başla!
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret187985
SOSYAL MEDYA
ÇOCUK HAKLARI



ANILARIMIZ
POSTA KUTUSUNA GİRİŞ

Eşref Bolukçu

Eşref Bolukçu
esrefbolukcu@gmail.com
Önce Çocuğunuzu Tanıyın
17/04/2019

Çocuk eğitimi, başlı başına bir uğraştır. Tabii ki önemli olan ne ile uğraşıldığının bilincinde olunmasıdır.

Anne babaların ilk görevlerinden biri de çocuğunu tanımaktır. Bu görev, beslenme ve sevgi görevleri gibi zorunlu bir görevdir. Onu tanımıyorsanız onu eğitme, ona öğretmen ve ona yardım etme gibi çabalarınız çok da başarılı olmayacaktır.

Çocuğu tanımak için çocuğun gelişim evrelerini, bu gelişim evrelerinin genel davranış kalıplarını, fiziksel ve psikolojik değişimini bilmek gerekmedir.

Ben burada çocuğun zihinsel yani bilişsel gelişimi özet olarak ele almak istiyorum.

Bilişsel gelişim aslında zekayı ifade eder. Biliş dünyamızı anlamayı, tanımayı ve öğrenmeyi içeren tüm zihinsel süreçleri kapsar. Biliş denince, aklımıza ilk gelen zekâdır. Ayrıca algılama, kavram oluşturma, dil edinme, hatırlama, sembolleştirme, kategorileştirme, düşünce, problem çözme ve oluşturma gibi zihinsel aktiviteleri içerir. Bilişsel gelişim konusunda birçok psikolog çalışmış ve kuram oluşturmuştur. Bunlardan en önemlisi Jean Piaget’tir. Bilişsel gelişim teorisinin babası sayılır.

Bireyin çevresindeki dünyayı anlama ve öğrenmesini sağlayan, aktif zihinsel faaliyetlerdeki gelişime bilişsel gelişim adı verilmektedir. Bilişsel gelişim; bebeklikten yetişkinliğe kadar, bireyin çevreyi, dünyayı anlama yollarının daha kompleks ve etkili hale gelmesi sürecidir. Bilişsel gelişim bireydeki akıl yürütme, düşünme, bellek ve dildeki değişimleri kapsar.

Öğretmenlerin, öğrencilerinin çoğunlukla hangi gelişim döneminde bulunduklarını bilmeleri, öğrenme ortamının ayarlanmasında önem kazanmaktadır. Bu anne babalar için de geçerlidir. İçinde bulundukları dönemin özelliklerini bilmeden ona bireyler öğretmeye kalkışmak ya da kavratmak olumsuz sonuçlara sebep olabilmektedir.

Bilişsel gelişim dönemlerinin özelliklerinden bir başkası da her bir dönemin kendisinden önce gelen dönemlerin özelliklerini de içermesidir. Başka bir anlatımla, bir önceki dönemin özellikleri, yeniden düzenlenip geliştirilerek bir sonraki döneme aktarılır. Piaget, bilişsel gelişimi dönemler halinde inceleyerek bireylerin hangi dönem içerisinde ne tür davranışlar sergilediğinin bilinmesini amaçlamıştır. Bu dönemler içerisinde düşünce sınırlarını, kazanmaya başladığı davranışları vurgulayarak bireylerin gelişim dönemleri içerisinde doğru gelişim gösterip göstermediklerinin anlaşılması sağlanmıştır.

En önemli dönem 0-6 yaş arası dönemdir. Çünkü en iyi öğrenme bu dönemde olur.

Bilişsel gelişim, yaşla birlikte bu süreçlerde olan değişimlerdir ve bu değişimler aşağıdaki sıralanmada gerçekleşir.

Piaget, gelişim dönemlerini 4 ana başlığa ayırmıştır. Piaget’e göre tüm çocukların bu gelişim aşamalarından sırasıyla geçmesi gerekmektedir. Çocuklar bir gelişim dönemini atlayarak diğerine geçemezler. Ancak, çocukların gelişim dönemlerine girme ve tamamlama yaşları birbirinden farklı olabilir. Bunlar:

1)      Duygusal Motor Dönem (0-18 ay)

2)      İşlem Öncesi Dönem (18 ay-6 yaş)

3)      Somut İşlemler Dönemi (6-12 yaş)

4)      Soyut İşlemler Dönemi (12 yaş üstü)

Duygusal Motor Dönem (0-18 ay)

Bebek, bu aşamada dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullandığından bu döneme duyusal-motor adı verilmektedir. Bütün bebekler, doğuştan reflekstif davranışlara sahiptir. Yeni doğan bebeğin dudaklarınıza dokunulduğunda emmeye başlar; parmağınızı avucuna koyduğunuzda yakalar. Bu refleksler, çocuğun ilk biliş şemalarını oluşturur. Başlangıçta kendisini diğer nesnelerden ayıramayan bebek, bu ilk şemaları (emme, tutma, yakalama vb.) yoluyla kendi vücudunu keşfetmeye çalışır. Daha sonra, diğer nesnelerle etkinliklere başlar. Çıngırak, fincan vb. nesneleri tutar, emer, vurur. Onları, kendisinde var olan şemalarla tesadüfen keşfeder.

Örneğin; yeni doğan bebeğe mama şişesini ters olarak verdiğinizde de emmeye çalışır. Oysa bir ya da iki ay sonra biberonun ne tarafından emileceğini öğrenir. Bebeğin, çevresiyle etkileşimleri sonucu edindiği yaşantılarla oluşturduğu yeni bilişsel yapılar, refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara doğru ilerlemesini sağlar. Artık bebek, kendisine ilginç gelen bazı davranışları sadece tekrar etmez aynı zamanda bazı basit problemleri çözmeye de çalışır.

Örneğin; beş aylık bebek, gözünün önündeki top battaniyenin altına saklandığında onu aramaktan vazgeçer; oysa sekiz aylık bebek, onu aramaya devam eder. Çünkü, bebek, nesne gözünün önünden kaldırıldığında onun yok olmadığını öğrenir.

İşlem Öncesi Dönem (18 ay -6 yaş)

İşlem öncesi dönem ikiye ayrılmaktadır. Bunlar:

a) Sembolik ya da kavram öncesi dönem (2-4 yaş)

b) Sezgisel dönem (4-6 yaş)

a) Sembolik Dönem:

Yaklaşık iki ile dört yaşlarını kapsamaktadır. Bu dönemde çocukların dili, çok hızla gelişir ancak geliştirdikleri kavramlar ve kullandıkları sembollerin anlamları, kendilerine özgüdür; çoğu zaman gerçek değildir. 2-4 yaşlarına çocuk, gözünün önünde bulunmayan ya da hiç mevcut olmayan nesne, olay, kişi, varlığı temsil eden semboller geliştirmeye başlar. Örneğin; bir çubuğu at, cetveli tabanca gibi kullanabilir. Bu yaşta sembolik oyun sıkça gözlenir. Sembolik oyunlar aracılığıyla çocuklar, çatışmalarını ortaya koyabilir ve dengelerini sağlayabilirler.

Bu dönemdeki çocuklar ben merkezlidir. Kendilerini başkalarının yerine koyamazlar. Dünyayı başkalarının açısından göremezler. Objeleri sadece tek bir özellikleri açısından sınıflandırılabilirler. Örneğin; renklerine göre sınıflandırma ya da biçimlerine göre sınıflandırma gibi. Bir özellik bakımından farklı olan nesnelerin farkını göremezler. Örneğin; yeşil üçgenlerle yeşil kareleri bir arada gruplayabilirler. Ancak aynı anda hem renge hem de şekle göre gruplama yapamazlar.

b) Sezgisel Dönem:

Bu dönem 4-6 yaş arasını kapsar. Çocuklar bu dönemde, mantık kurallarına uygun düşünme yerine, sezgilerine dayalı olarak düşünürler. Problemleri sezgileriyle çözmeye çalışırlar.  Bu dönemde, nesnenin dikkat çekici özelliklerine odaklanmakta diğer özelliklerini gözden kaçırmaktadır. Korunumun kazanılmamasında bu özellikleri etkili olmaktadır.

Örneğin; eşit miktarda dolu olan iki süt bardağından birini, ince uzun bir bardağa, diğerini geniş bir bardağa çocuğun gözünün önünde boşaltalım. İnce uzun bardaktaki süt daha yüksek göründüğünden çocuk, o bardaktaki sütün daha çok olduğunu söyleyecektir. İki eşit miktardaki çikolata kalıbından birisini parçaladığımızda, çocuk gözü önündeki parçalara ayrılmış olan kalıbı daha çok görecektir. Ayrıca, bu yaşlarda çocuklar, dilin kuralları ve sözcüklerle oynayarak, komik cümleler ve sözcükler üretmekten çok hoşlanırlar.

Somut işlemler Dönem (6-12 Yaş)

Bu dönem ilkokul yıllarını kapsar. İlkokul yıllarındaki çocuklar, bilişsel yeterlilik bakımından çok hızlı değişme gösterirler. İlkokul dönemindeki, çocukların düşünmesi okul öncesi çocukların düşünmesinden çok farklıdır. Nesnelerin fiziksel yapılarında, mekândaki konumlarında değişmelerle; miktar, hacim, sayı vb. özelliklerinde değişme meydana gelmeyeceğini anlarlar. Kısa ve geniş bardaktaki süt ile ince uzun bardaktaki sütün aynı miktarda olduğunu görebilirler; parçalanmış çikolatalarla kalıp halinde olanın aynı miktarda söyleyebilirler. Algılanan görüntüye göre değil gerçeği anlayarak tepkide bulunurlar.

Sizce tüm dünyada çocukların okula başlama yaşının somut işlemler dönemine denk gelmesi tesadüf müdür? Bu dönemde, bazı işlemlerin zihinsel olarak yapabilecek durumdadırlar. Örneğin; benim beş armudum, senin dört armudun var. İkimizin armutlarını bir araya getirdiğimizde kaç armut  eder? diye sorduğumuzda problemi zihinsel olarak çözebilirler. Bu dönemde en üst düzeyde gruplama yapabilirler. Bir grup bir nesnenin bir başka grubun alt sınıfı olabileceğini anlarlar. Örneğin; taşıt araçlarına otomobiller ve kamyon vb. diğer taşıt araçları olarak gruplayabilir.

Somut işlemler dönemindeki çocuklar benmerkezcilikten uzaklaşmışlardır. Olayları ve dünyayı, başkaları açısından da görebilirler. Ancak bu dönemde, düşünme süreçleri çocuk tarafından gözlenebilen gerçek olaylara yöneliktir. Çocuklar, somut olduğu sürece karmaşık problemleri çözebilirler. Soyut problemleri ise çözemezler. Soyut kavramları, çevresindekileri model alma yoluyla yerinde kullanmalarına rağmen, anlamlarını açıklayamazlar.

Çocuklar bu dönemde dili etkili olarak kullanmakla birlikte vatan, millet, ülke vb. soyut kavramları tam olarak anlayamazlar. Soyut kavram ve deneyimlerin somut yollarla açıklanmaları gerekir. Atasözlerinin asıl mesajlarını kavramakta epey zorlanırlar. Örneğin sakla samanı gelir zamanı vb. deyimler somut olarak çocuklara açıklanmalıdır.

Soyut İşler Dönemi (12 yaş üstü)

Soyut yani elle tutulmayan, gözle görülmeyen durumları, şeyleri kavramaya başlarlar. Artık çocuklar bu yaş döneminde ergenliğe girmeye başlarlar. Ergenliğin başlangıç yıllarıdır. Ergenlik döneminin başlangıcından itibaren çocukların düşünme biçimleri, yetişkinlere benzer hale gelir. Bu dönemde artık soyut düşünme başlar. Bir problemin çözümü, somut yollarla sınırlanmaz. Problemde bulunan değişkenler arası ilişkileri bulur. Çocuklar soyut kavramları anlayarak etkili bir şekilde kullanabilirler. Bu dönemde çocuklar, çeşitli idealler, fikirler, değerler ve inançları geliştirmeye başlarlar. Toplumun yapısıyla, felsefesiyle, politikayla ilgilenirler.

Ergenliğin başlamasıyla vücutta değişmeler meydana geldiği gibi, beyinde ve beynin fonksiyonlarında birçok değişme gözlenmektedir. Piaget, birçok yetişkinin soyut işlemleri geliştirmediğini ifade etmektedir. Bunun nedeni de bireyin içinde yaşadıkları çevrenin niteliğidir. Bireyin soyut işlemleri yapabilmesi için, bu tür düşünme tarzını gerektirecek karmaşık problemlerle karşılaşması gerekir.

Somut işlemler dönemindeki çocuklarla soyut işlemler dönemindeki ergenler arasındaki temel fark, ergenlerin bir olayın çok değişik yönlerini görebilmeleri ve bilgiyi soyut olarak üretebilmeleridir. Ayıca dil gelişimi bakımından kavramları atasözlerinin, deyimlerin anlaşılmasında artık problemleri yoktur. Dili de bir yetişkin kadar etkili olarak kullanabilirler. İlköğretimin 6, 7 ve 8. sınıflarda ve lisede ergenlerin, analiz etme karşılaştırma soyut ilişkileri bulma özgün bir şey üretme, eleştirel düşünme gibi özelliklerini geliştirici nitelikte etkinliklere yer verilmesi gerekmektedir.

Ergenlerde gözlenen önemli bir diğer zihinsel gelişim özelliği de duruma ve koşullara göre düşünmeleridir. Örneğin, okullarda münazara (tartışma) yaparken, bulunduğu gruba benimsemediği bir fikir savunma görevi verildiğinde, tartışmanın hatırı için bu konuda fikir üretip savunabilirler.

Piaget’in bilişsel gelişim dönemleri, bize çocuğun hangi dönemde nasıl düşündüğü ve akıl yürüttüğü hakkında fikir verir. Bunları bilmek, çocuğa hangi dönemde neyi öğretebileceğimize dair bize yol gösterir. İşlem Öncesi döneminde olan bir çocuğa akıl yürütme ve bağlantı kurma gereken konuları pek öğretemeyiz. Çünkü yorumlama, çıkarım yapma becerisi daha çok somut dönemde gerçekleşir. Yine somut dönemde olan bir çocuğa “x” ve “y” leri kullanarak matematik anlatmak zor olacaktır. Çünkü onun soyut kavramlar ve semboller ile işlem konusunda zorlanmaktadır. Soyut konuları tam olarak anlaması 12 yaş sonrasını bulacaktır. Anne babalara düşen görev ise çocuklarının zihin gelişiminin hangi dönemde nasıl seyredeceğini bilmek ve ona göre alıştırmalarla zihinsel süreci desteklemektir.

Mutlu, sağlıklı ve geleceğe umutla bakan çocuklar yetiştirmeniz dileğimle... 

 

 

Eşref Bolukçu
Psikolojik Danışman
www.esrefbolukcu.com 

 



225 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çocuklarınızı Başkaları Dinlemeden Siz Dinleyin - 22/08/2019
Siz çocuklarınızı dinlemezseniz başkaları onları dinler. Eğer siz çocuklarınızı dinlemezseniz onları dinleyecek birileri onları bulur.
Rüyamdaki Baba(m) - 16/06/2019
Sana “rehber baba” olmalıymışım: Yol gösteren ve alternatifler sunan ancak, kararlarına saygı gösteren baba olmalıymışım.
Karnedeki Başarı Kimin - 12/06/2019
Karne, belirli bir eğitim-öğretim süreci sonunda öğrencinin çalışmalarını herkesin anlayabileceği şekilde belirleyen bir değerlendirmedir. Ölçme ve değerlendirme, eğitim öğretimin olmazsa olmaz şartlarından örülmektedir.
Somali'ye Soda Yardımı - 24/05/2019
Ne zaman soda görsem, hep aklıma Somali gelir. Ses çağrıştırması değil bu elbet. Somali’deki aç insanlar gelir aklıma. Bir yandan aç insanlar, diğer yandan midesini tıka basa doldurduğu için soda içenler…
Başarılı Anne-Baba Çocuk İlişkisi Nasıl Olmalı? - 18/05/2019
Anne babaların ilk ve en temel görevi çocuklarının için-de bulundukları gelişim dönemini iyi bilmeleridir. Yani çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır.
MALATYA YADER
WHATSAPP HATTIMIZ
0850 302 39 88
YARDIMLARINIZ İÇİN
RESİM DÜZENLE