• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Dokunacağınız her yürek geleceğe güvenle yürüyecek
    • MALATYA ASP GENÇLİK SPOR KULÜBÜ
    • BİZ BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ
    • TURGUT EKİCİ HALISAHA LİGİ FİNAL PROGRAMI
    • GEÇMİŞ VE GELECEĞİN BULUŞMASI
    • 2. GELENEKSEL BULUŞMA PROGRAMI
    • ERKAN TAŞDEMİR HALISAHA LİGİ ÖDÜL VE PLAKET TÖRENİ
    • ERKAN TAŞDEMİR HALI SAHA LİGİ ŞAMPİYONU ERKEK YETİŞTİRME YURDU TAKIMI
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
türkbayrağı
KPSS BAŞVURU EKRANI
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret137385
BİZDE VARIZ
YARDIMLARINIZ İÇİN
İSTİHDAM REHBERİ
MERAK ETTİKLERİNİZ
TEŞEKKÜR EDERİZ

Dabakhane Mah. Yeni Boztepe Cad. Öz Güven İş Hanı Kat:1 No:114
MALATYA
Tel     : 0422 3238273
GSM  : 05354139567


REKLAM ALANI
BU ALANA

REKLAM

VERMEK İÇİN

YÖNETİM

KURULUMUZA

MESAJ

BIRAKINIZ
DERNEKLER KANUNU
RESİM DÜZENLE

18 YAŞINA GELİNCE NE YAPAR

On sekiz yaşına geldiğinde yurttan ayrılan çocuk ne yapacaktı?

BİR YETİŞTİRME YURDU ÇOCUĞUNUN KALEMİNDEN)...
BİZ NE YAPALIM? KAÇIYOR !
On sekiz yaşına geldiğinde yurttan ayrılan çocuk ne yapacaktı?
Hayatı nerede ve hangi barınakta karşılayacaktı? Kaldı ki yurttan ayrılmış ya da yetiştirme yurdunda büyümüş olarak bilinmek onun toplumda dışlanmasına yetip de artıyordu bile...
Hoş, yetiştirme yurdundan çıkan bizlerin de normal aile çocukları gibi olması beklenemezdi. Sonuçta biz de bu ülkede yaşıyorduk ve hayatımızı bir şekilde yaşamak zorundaydık.
Yani yurtlardan ayrılıp normal hayata geçiş sürecinde hepimiz başanlı olamıyorduk. Başarısız olanlarımız, sokakların karanlık dehlizlerinde kaybolup gidiyordu ya da toplumun sorunlu insanlarına bir halka daha oluşturuyordu.
Kahreden bu gerçeği işaret etmekle birlikte yurtlarda yaşanan çok daha enteresan bir uygulamayı da yetkililerle paylaşmak istiyorum. Bazı arkadaşlar, ergenlik döneminin verdiği stres ve gerilim sebebiyle yurtta hissettiği baskıcı hayata daha fazla dayanamayıp kaçıyordu.
Nereye kaçıyordu? Ya uzaktan bir akrabasının evine ya da arada bir ziyaretine gelen yakınlarının evine...
Bu çocuklar kaçtığında uygulanan prosedür gereği,Polisle irtibata geçilip çocuklar muhtemel olması gereken adreslerden alınıp tekrar yurda getiriliyordu.
Buraya kadar tamam ancak diyelim kı aynı çocuk bir daha kaçarsa... Yakalanıp getirildi, bir daha kaçarsa ne olacak?
Böyle üç defa kaçarsa yaşı ister on iki-on üç olsun gözünün yaşına bakmıyorlar. Hele on beş yaşında oldu mu hemen çıkartıyorlar?
Sebep ne peki?
Efendim zaten kaçıyor...
Bir arkadaşı hatırlıyorum, öyle oldu mesela. Birkaç kez kaçtı çocuk ama gittiği yerde akrabalarından umduğu ilgiyi göremedi. Yüz bulamadı ki çıktı, geri geldi.
Ama bu çocuğu geri almadılar...
Sonuç ne oldu?
O çocuk sokaklara düştü. Sokaklarda yatıp kalkmaya başladı. Bu gibi durumlarda prosedür gereği müdürün inisiyatifi söz konusuymuş Bu inisiyatif, çocukları sokağa bırakma yönünde mİ kullanılmalı?
Yani orada müdür esnek davranabilir de... Bir de empati denen bir durum yok mudur?
Sorup soruşturması da inisiyatif dâhilinde değil midir?
Aynı şekilde kendi evladı, kendi evinden üç defa kaçtığında ve sonra da çıkıp geldiğinde kapıyı suratına kapatabilir mi?
Kendi evladı değil üç defa, on defa da kaçsa geri alır değil mi? Hatta kendisinin nerede hata yaptığını, kendi çocuğunun kendilerinin yanında niçin kalmak istemediğini sorgular. Yurttaki çocuklar için buna nedense gerek duymazdı müdür...
O gün yurtta o kaçan ve geri alınmayan öğrenciyi almayan müdür, kendi çocuğu kaçmış olsaydı geri alacak mıydı almayacak mıydı?
Bir anne-baba, evladını kaç kere kaçarsa kaçsın bulduğunda evine almaz mı?
Alır...
işte mesele bu...
Tamam, kararı kurallara göre uygula, fakat bir de işin böyle boyutu olduğunu hesapla... O çocuk o yurtta niçin kalmak istemiyor, bir de bunu sorgula! Burada kendi sorumluluğu başta olmak üzere sorumluluğu bulunanları sorgula.,.
Biz ona gerçek ana-babası gibi davranabilsek o çocuk bu yurttan kaçmak ister miydi?
işte bunları sorgulamayıp "Biz ne yapalım? Kaçıyor!' demek, çok basit ve çok sorumsuzca bir davranıştır.
işte bu zihniyete sahip olanların o makamları, yetiştirme yurdundaki çocukları da en az kendi evladı kadar sevebilecek kimselere bırakmaları gerekir diye düşünüyorum.
Bizler, yurtta büyümeye mahkûm çocuklar, ilk önce öğretmen ve bakıcılarımız tarafından yurt çocuğu olduğumuz konusunda bilinçlendiriliyorduk Yani bize gösterdikleri davranışlarında bizi bağırlarına basmak yerine, bizim yetiştirme yurdunda bulunmak zorunda kalan kimsesiz çocuklar olduğumuzu, kendilerinin de bu görevle görevlendirilmiş kimseler olduğunu belli ediyorlardı.
Bu belli edişte ne mi yoktu?
Şefkat yoktu...
Merhamet yoktu...
Naz yoktu...
Sevgi yoktu...
Demirhan Kadıoğlu...Yetiştirilmiş Hayatlar.
Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   195 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YÖNETİM KURULUMUZ
GÖNÜLLÜMÜZ OL
SİTEMİZE ÜYE OLUN
TERCİHLER
3413 SORGULAMA
SOSYAL MEDYA
POSTA KUTUSUNA GİRİŞ
YARDIMLARINIZ İÇİN
ANILARIMIZ
MALATYA DAN HABERLER






YURT ANILARIMIZ
HAVA DURUMU
Anlık
Yarın
15° 23° 7°